Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/19127 E. 2015/15519 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19127
KARAR NO : 2015/15519
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 2 – 2014/122779
MAHKEMESİ : Develi Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2008
NUMARASI : 2007/126 (E) ve 2008/269 (K)
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık S.. Ç.. hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun
3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1 maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık Süleyman Çınar ve katılan-sanık M.. B.. vekili’nin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık M.. B.. hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
U.Y.A.P. üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık M.. B..’nın hükümden sonra 10.04.2011 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 64/1.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık S.. Ç.. ve katılan-sanık M.. B.. vekili’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA,
III- Sanık S.. Ç.. hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık S.. Ç..’ın aşamalarda eşi olan H.. Ç..’ın sanık M.. B.. ile ilişkisi olduğunu, eşinin kendisinden kaçarak sanık M.. ile bir yıl kadar dost hayatı yaşadığını, aralarında bu sebeple husumet bulunduğunu, olay günü de sanık M..’i görünce ona bu durumu kendisi ile sonra görüşeceğini ifade ettğini, M..’in küfürle karşılık vermesi üzerine kavganın yaşandığını ifade etmesi karşısında, sanık S..’ın ifade ettği durumun doğruluğu araştırılarak, doğru olduğunun tespiti halinde sanık S.. hakkında TCK.nun 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin koşulları tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, katılan-sanık M.. B..’nın maddi bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, katılanın kasten yaralama suçundan doğan maddi bir zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında; adli sicil kayıtlarına göre suç tarihi itibari ile sabıkasız olduğu anlaşılan sanık S.. Ç..’ın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “ 5271 sayılı CMK.nun 231/6-c maddesindeki zarar giderme koşulunun yerine getirilmemesi, mağdurun zararının karşılanmaması ve mağdur sanık M..’in sanık hakkında şikayetçi olması…” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan olmayan gerekçe ile sanık S.. hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Karşılıklı suç işleyen sanıklardan yargılama giderlerinin, her biri için yapılan gider ile ortak yapılan giderlerin yarısı eklenmek suretiyle ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık S.. Ç.. ve katılan-sanık M.. B.. vekili’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.