YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19330
KARAR NO : 2015/21681
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/137103
MAHKEMESİ : Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2012/113 (E) ve 2013/98 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1232-2013/106 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan suç konusu malları sattığı kişiyi bildirmesi sonucu satın alan kişiden alınmasının 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı ancak sanığın çaldığı malı satması nedeniyle haksız biçimde sağladığı kazancı da iade etmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 168. madde anlamında bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olacağı gözetilmeden; çaldığı malları sattığı kişiyi bildirmekle yetinen ancak satıştan elde ettiği kazancı iade etmeyen sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle anılan madde uyarınca indirim yapılması ve müştekinin kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorulmaksızın hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 01/03/2012 tarihli oturumda tahliyesine karar verilen sanık hakkında Hatay Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 01/03/2012 tarihli yazısında sanığın başka suçtan tutuklu bulunduğu için serbest bırakılmadığının belirtildiği, sanığın hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Hatay Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 07/03/013 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanık ve katılanın beyanlarına göre katılan, sanık kardeşi olup şikayetinin de devam ettiği anlaşılmakla nüfus kayıtları getirtilerek sanık hakkında TCK’nın 167/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerekirken sehven gözardı edildiği belirtilip sanık hakkında 167/2 maddesinin uygulanmaması,
3- Sanıklar suça konu malları sattığı kişiyi söyleyerek bir kısım eşyaların müştekiye iadesini sağlamışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas -2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanıklar tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkında etkin pişmanlık koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından suça konu malların satıldığı zararının giderilip giderilmediğinin, giderilmişse ne zaman giderildiğinin sorulması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre de;
Müştekinin aşamalardaki ifadelerinde, bir kısım çalınan malların iade edildiğini ancak halı ve ütünün iade edilmediğini beyan etmesine göre kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek, kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı müştekiden sorulup sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.