Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/19964 E. 2015/22004 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19964
KARAR NO : 2015/22004
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

Tebliğname No : 6 – 2009/99133
MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2008
NUMARASI : 2007/116 (E) ve 2008/1028 (K)
SUÇ : Hırsızlık (Karşılıksız yararlanma)

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama aşamasında alınan savunmasında, suça konu yeri 05/02/2004 tarihinde R.. B..’tan devir sureti ile aldığını, bu tarihten itibaren suça konu yerde Rahmi’nin 1,5 yıl daha oturmaya devam ettiğini, sonrasında onun çıkıp kendisinin girdiğini beyan etmesine, tutanak tarihinin 24/06/2006 olmasına ve yine soruşturma aşamasında dinlenen tutanak mümzi R.. M..’in beyanına göre mahkemenin kabul ve uygulamasında bi isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bir nolu bozma düşüncesine; R.. B..’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında işyerini açtığında S.. G..’ün de yanında çalıştığını beyan etmesi ve yine soruşturma aşamasında dinlenen tanığın benzer şekilde beyanda bulunması karşısında tebliğnamenin iki nolu bozma düşüncesine; sanık Ş.. A.. ile aynı dosyada beraat eden R.. B..’ın yargılama aşamasında alınan savunmalarında aralarında menfaat çatışması olacak şekilde beyanda bulunmadıklarının anlaşılması karşısında tebliğnamenin dört nolu bozma düşüncesine; dosya kapsamından zararın giderildiğine dair bir bilgi ve belgenin olmadığının anlaşılması karşısında, mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin beş nolu bozma düşüncesine; sanık veya müdafi tarafından lehe kanun uygulanması talebinin bulunmadığı ve mahkemece de adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmediğinin anlaşılması karşısında tebliğnamenin altı nolu bozma düşüncesine katılınmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, öncelikle katılan kurumdan zararının giderilip giderilmediği sorulup zarar giderilmemiş ise, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa açıkça miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.