YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20027
KARAR NO : 2016/3979
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların farklı adreslerde bulunan iki ayrı inşaattan, farklı mağdurlara ait elektrik kablolarını çalmaları şeklindeki eylemleri için her mağdura karşı işledikleri hırsızlık suçu nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıkların şüphe üzerine kolluk görevlilerince yakalandıklarında, suça konu elektrik kablolarını çaldıkları yerleri göstererek, henüz müracaatı olmayan mağdurlardan …’a, çalınan elektrik kablolarının tamamının iadesini, diğer mağdur …’e ise, çalınan elektrik kablolarının bir kısmının iadesini soruşturma sırasında sağladıklarının anlaşılması karşısında, mağdur …’a yönelik eylemleri için sanıklar hakkında koşulları oluşan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve mağdur …’ya yönelik eylemleri için de mağdurdan kısmi iade nedeniyle sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmalarına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanıkların tutuklulukta geçirdikleri sürelerin, 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezalarından mahsup edilmesine karar verilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi gereğince sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken, yargılama giderlerinin ne şekilde tahsil edileceğinin kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.