Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/20155 E. 2015/22671 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20155
KARAR NO : 2015/22671
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/148021
MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2013
NUMARASI : 2012/648 (E) ve 2013/6 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin 17/01/2013 tarihli dilekçesindeki isteminin, sadece hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz niteliğinde olup bu konuda Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27/02/2013 tarih ve 2013/168 değişik iş sayılı karar ile sonuca bağlandığı ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek ve tebliğnamedeki suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı temyiz isteminin reddi yönünde bildirilen görüşe katılınmayarak yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Müştekinin evinin önüne kilitleyerek park ettiği aracının kapı kilidi zorlanarak açılıp düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılmaya çalışılıp çalıştırılamaması üzerine sürüklenerek götürülmesi ve ileride terk edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemin TCK’nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması her iki fıkrada öngörülen ceza süresinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden ve müştekinin olaydan sonraki sabah aracını yerinde bulamaması nedeniyle şikayette bulunması üzerine kolluk görevlilerince yapılan araştırmada sanıkları tanıyan tanık .’den sanıkların bir araç çalacaklarını duyduğu bilgisi alınması üzerine yakalanan sanık ın sözlü görüşmede olayı doğrulayarak aracı düz kontak yapıp iterek götürdüklerini ancak çalıştıramadıkları için terk ederek bıraktıklarını, aracın yerini söylemesi sonrası söz konusu adreste aracın hasarlı olarak bulunması nedeniyle her ne kadar yapılan keşif sonrası polis memuru Merdol Kılıç tarafından düzenlenen 14/01/2013 tarihli bilirkişi raporunda aracın çalındığı yer ile bulunduğu yer arasındaki mesafenin 305-306 metre olması ve aracın belirlenen mesafede çalıştırılarak götürülmemesi nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilmiş ise de; aracın yapılan araştırma sonucu bulunması nedeniyle eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek TCK’nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmünümlerin ONANMASINA,
1- Sanık hakkında hırsızlık ve mala verme suçları ile sanık .. hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık . yönünden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Müştekinin evinin önüne kilitleyerek park ettiği aracının kapı kilidi zorlanarak açılıp düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılmaya çalışılıp, çalıştırılamaması üzerine sürüklenerek götürülmesi ve ileride terk edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık .’ın eyleminin TCK’nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b- Müştekinin olaydan sonraki sabah aracını yerinde bulamaması nedeniyle şikayette bulunması üzerine kolluk görevlilerince yapılan araştırmada sanıkları tanıyan tanık .’den sanıkların bir araç çalacaklarını duyduğu bilgisi alınması üzerine yakalanan sanık .’ın sözlü görüşmede olayı doğrulayarak düz kontak yapıp iterek götürdüklerini ancak çalıştıramadıkları için terk ederek bıraktıklarını, arcın yerini söylemesi sonrası söz konusu adreste aracın hasarlı olarak bulunması nedeniyle her ne kadar yapılan keşif sonrası polis memuru tarafından düzenlenen 14/01/2013 tarihli bilirkişi raporunda aracın çalındığı yer ile bulunduğu yer arasındaki mesafenin 305-306 metre olması ve aracın belirlenen mesafede çalıştırılarak götürülmemesi nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilmiş ise de; aracın yapılan araştırma sonucu bulunması nedeniyle eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanık .. hakkında TCK’nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
c- Yukarıda anlatıldığı şekilde çalınan aracın sanık Hasan’ın yer göstermesi ile bulunarak müştekiye hasarlı olarak iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı müştekiden sorularak sonucuna göre TCK’nın 168/1-4. fıkralarının sanık . hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d- Hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanıklar .’ın TCK’nın 151/1 maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanık . hakkında bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.