YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20619
KARAR NO : 2014/18113
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
Konut dokunulmazlığını bozmak ve hırsızlığa teşebbüs suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1 -b, 116, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince her iki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2011 tarihli ve 2008/605 esas, 2011/487 sayılı kararını müteakip, 21/02/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle… Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2012 tarih ve 2012/183 esas, 2012/1003 sayılı ilamı ile hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yapılan ihbar üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına, sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 25/03/2013 tarihli ve 2008/605 esas, 2011/487 sayılı karar aleyhine…Bakanlığınca verilen 02/04/2014 gün ve 2014/6601/23669 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2014 gün ve 2014/133493 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
… Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinden inceleme yapılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, 01.11.2011 tarihli kararla, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, deneme süresi içerisinde, 21.12.2012 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan, …Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2012 gün ve 2012/183-1003 sayılı temyiz edilmeden 14.03.2013 günü kesinleşen hükmü ile mahkumiyetine karar verilip, açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden mahkemesine ihbarda bulunulması üzerine, ….Asliye Ceza Mahkemesince, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde inceleme ile 25.03.2013 tarihli ek kararla hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasanın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında, duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesinin ana çizgileriyle anlatılacağı, 2. fıkrasında, hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresinin bildirileceği, 4. fıkrasında ise hüküm fıkrasının herkes tarafından ayakta dinleneceği düzenlenmiştir.
Açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayıp, infaza elverişli hüküm niteliğini kazanacağından, 5271 Sayılı Yasanın 231.maddesinin 1 ila 4. fıkralarında öngörülen yöntemin esas alınması suretiyle duruşma açılarak, sanığın çağrılması ve oluşan yeni duruma göre savunmasının tespitinden sonra anılan maddenin 11.fıkrası uyarınca değerlendirme yapılıp, hükmün açıklanması gerekmektedir. Dosya üzerinde inceleme ile karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacağından, kanun yararına bozma istemi bu itibarla yerinde görülmekle, …Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 25.03.2013 gün ve 2008/605, 2011/487 sayılı ek kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.