Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/20647 E. 2014/18116 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20647
KARAR NO : 2014/18116
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

Geceleyin bina dahilinden hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 143 ve 31/3. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2005 tarihli ve 2002/1157 esas, 2005/1348 sayılı karar aleyhine …Bakanlığınca verilen 01.01.2014 gün ve 2013/10/10 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası 13. Ceza Dairesinin 01.04.2014 gün ve 2014/7640 esas, 2014/12058 sayılı kararıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Kayden 08/12/1985 doğumlu olup, suçun işlendiği 01/10/2002 tarihinde 18 yaşım ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında geceleyin bina dahilinden hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b ve 143. maddeleri uyarınca tayin edilen 3 yıl 9 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 31/3. maddesinin, 08/07/2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi metnine göre 1/2 oranında indirilmesi ile 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası yerine, 1/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası tayini suretiyle fazla ceza verilmesinde
2- Kabule göre; suç tarihinden sonra 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve karar tarihinde de yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile değişiklik öncesi 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesindeki, “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dâhil) hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir” hükmünün, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 5237 sayılı Yasanın 142. maddesinin 2.fıkra (b) bendindeki düzenlemenin, elde veya üstte taşınan eşyanın özel beceriyle çalınmasını kapsadığı, yakınanlara ait konuta girilerek gerçekleştirilen hırsızlık eyleminin,
aynı yasanın 142.maddesinin 1.fıkra (b) bendi kapsamında kaldığı gözetilmeden, 5237 sayılı Yasada düzenlenmeyen “şahsi çeviklikle” işlendiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
2- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığın, 01.10.2002 tarihinde işlediği ve 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi kapsamında kalan hırsızlık eyleminin, alt sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası gerektirmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24.maddesinin, suç tarihi itibariyle yasalaşan ilk hali uyarınca uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, uzlaştırma işlemleri yapılmadan hükümlülük kararı verildiği,
hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın …Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.