YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21517
KARAR NO : 2016/2740
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Şikayetçinin beyanında; hırsızlığın yapıldığı gün evine geldiğinde, karşı tarafta çalışan inşaat işçilerinin kendisine çatıda iki erkek şahıs gördüklerini söylediklerini bildirmesi, bayan olan sanığın da savunmasında; telefonu çalmadığını, Kadir isimli bir kişiden 50 TL ye satın aldığını üç saat sonrada telefoncuya 70 TL ye kendi kimlik fotokopisini ve imzasını vererek sattığını bildirmesi karşısında; sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair somut bir delilin bulunmadığı ancak eyleminin TCK’nın 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması suçunu oluşturup oluşturmadığı yönünden araştırma yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
Şikayetçinin çalınan cep telefonunun soruşturma aşamasında kendisine iade edildiği ve zararının kalmadığı ayrıca sanığın adli sicil kaydında mahkumiyeti de bulunmadığı anlaşılmasına karşın sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat değerlendirilerek, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “şikayetçinin zararını karşılamadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.