Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/21709 E. 2014/19495 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21709
KARAR NO : 2014/19495
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

Hırsızlık suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/2, 522 ve 523/1. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/1993 tarihli ve 1991/1004 esas, 1993/719 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanık lehine olan hükümlerinin tespiti amacıyla yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanık lehine olduğunun kabulü ile sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d ve 168. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 04/07/2005 tarihli ve 1991/1004 esas, 1993/719 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15.04.2014 gün ve 7363/26066 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 gün ve 2014/149427 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve taktiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin taktir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik getirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeksizin evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 Sayılı Kanunun 9/1. Maddesi, 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerinin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunlu olduğundan, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, … Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.07.2005 gün ve 1991/1004 esas, 1993/719 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4. Fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin, mahkemesince yerine getirilmesine, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.