Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/21710 E. 2014/16533 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21710
KARAR NO : 2014/16533
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 31/2 ve 62 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-d maddesi gereğince verilen cezanın yarısı süresi olan 5 ay süre ile eğlence yerlerine gitmekten yasaklanmasına dair… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2013 tarihli ve 2013/3 esas, 2013/279 sayılı karar aleyhine… Bakanlığınca verilen 10.04.2014 gün ve 25482 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 gün ve 2014/149190 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/6. maddesinde yer alan, “…Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir.”, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4 maddesinde de “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” Hükmünü düzenlediği, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4 maddesi gözetilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/6. maddesi kapsamında uygulama yapılacağının sanığa ihtar edilmiş olmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCK.nun 50.maddesinin 3.fıkrasında, daha önce hapis cezası ile mahkum edilmemiş olan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
5237 sayılı TCK.nun 50.maddesinin 6.fıkrasında, seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemelerden, yasa koyucunun kısa süreli hapis cezalarının, yaşı küçük sanıklar yönünden hapis olarak infaz edilmesinin önüne geçilmesini amaçladığı anlaşılmakta olup, 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanma olanağı bulunmadığından, seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde, hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği yönünde ihtarda bulunulamayacağının gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden….Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 07.10.2013 gün ve 2013/3, 2013/279 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle “seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde TCK.nun 50/6.maddesi uyarınca hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtarına” ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.