YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22577
KARAR NO : 2016/3976
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyizin kapsamının, sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler ve suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında; kendisine ait olan ve diş muayenehanesi olarak kullandığı, hırsızlığın gerçekleştiği yere en son 15-20 gün önce geldiğini ifade ettiği ve kolluk görevlilerince düzenlenen 14.03.2010 tarihli olay tutanağında; müştekinin diş muayenehanesi olan işyerini şu an için kullanmadığını (tutanak tarihi itibariyle) beyan ettiğinin belirtildiği anlaşılmakla, suçun işlendiği yerin suç tarihi itibariyle faaliyette olup olmadığı, işyeri olarak kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp kesin olarak belirlendikten sonra sonucuna göre iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de, suça sürüklenen çocuk ile ilgili olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, somut olayda da işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve bu suçtan dolayı maddi bir zararın doğmadığı anlaşılmakla; sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231 .maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “Katılanın maddi zararının tazmin edilmemesi nedeni ile şartları oluşmadığından” şeklindeki dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.