YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22672
KARAR NO : 2014/16542
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
Hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1, 522, 61, 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruşu Görev ve yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 12/2. maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddesi gereğince 540 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair… Çocuk Mahkemesinin 18/01/2010 tarihli ve 2008/229 esas, 2010/8 sayılı karar aleyhine … Bakanlığınca verilen 24/04/2014 gün ve 2014/8355/28416 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2014 gün ve 2014/171889 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suçun işlendiği 03/08/2003 tarihi itibariyle kayden 20/08/1988 doğumlu olması itibariyle 15 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk …’ya yüklenen hırsızlığa teşebbüs suçunun, lehe olması itibariyle uygulanma kabiliyetini haiz 5237 sayılı Türk Ceza kanunun 142/1-b maddesi kapsamında kalıp, aynı kanunun 66/1-e, 66/2 ve 67/4 maddeleri uyarınca tabi olduğu kesintili zamanaşımı süresinin karar tarihinde dolduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine konu … Çocuk Mahkemesinin 18.01.2010 gün ve 2008/229, 2010/8 sayılı kararı ile hükmolunan adli para cezası, 765 sayılı Yasa uyarınca belirlenen hapis cezasının, 647 sayılı Yasanın 4.maddesi uyarınca paraya çevrilmesi suretiyle tayin edilmiş olmakla, hükmün temyiz kabiliyeti bulunduğu halde, adli para cezasının miktarı itibariyle kesin olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğu ve hükmün usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmış olup, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, bu aşamada temyizi kabil olan hükmün, bu hususun açıkça belirtilmesi suretiyle sanığa tebliğ edilmesinden sonra, temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde, yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.