YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22681
KARAR NO : 2016/3797
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında kabule göre bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 244/4 maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırı iki yıl olduğu halde hükümde hapis cezasının 1 yıl olarak belirtilmesi;takdiri indirim nedeniyle indirimin 2 yıl üzerinden hesaplandığının anlaşılması karşısında temel cezanın 2 yıl yerine 1 yıl yazılması maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın katılanın bilgisi ve rızası dışında 01.03.2007 günü saat 18.39’da . . Bankası . Şubesi’ne bağlı hesabından kullanıcısı tespit edilemeyen IP adresi üzerinden internet bankacılığı aracılığıyla hakkında beraat kararı verilen …’in . . . . Şubesinde bulanan hesabına 500 TL havale yapıldığı, . . ‘ın . . Bankası . Şubesi’ne bağlı hesabından aynı IP adresi üzerinden işlem tarihi aynı gün olan saat 18.41’de internet bankası aracılığıyla hakkında beraat kararı verilen …’in . . Bankası . Şubesinde bulunan hesabına 196 TL havale yapıldığı . ‘ın hesabında mevcut bakiye bulunan 6.88 TL ile birlikte toplam 702.88 TL bulunduğu,işlem tarihi aynı gün olan saat 18.56’da kullanıcısı tespit edilemeyen farklı bir IP adres üzerinden hakkında beraat kararı verilen …’in . . Bankası . Şubesinde bulunan hesabından internet bankası aracılığıyla sanık . ‘un . . . Plaza Şubesinde bulunan hesabına 702 TL havale sonucu hesaba para aktarma ve çekme biçimindeki eylemin Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17/11/2009 tarih ve 2009/11-193E., 2009/268K. sayılı kararında da benimsendiği üzere, TCK’nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan ‘bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık’ suçunu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgı sonucu aynı Kanun’un 244/4 maddesi gereğince hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 03/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.