Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/23025 E. 2014/19503 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23025
KARAR NO : 2014/19503
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 5.200,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2013 tarihli ve 2012/523 esas, 2013/976 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.04.014 gün ve 2014/8578/29051 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2014 gün ve 2014/172833 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık hakkında düzenlenen iddianamede; suça konu cep telefonunu gerçek değerinin çok altında bir fiyata, suç eşyası olduğunu bilerek veya en azından tahmin ederek satın almak suretiyle gerçekleştiği anlatılan eylem karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” hükmü nazara alınmadan sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK.’nun, “hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi” başlıklı 225.maddesinin, 1.fıkrasında hükmün, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verileceği öngörülmüş olup, fail yönünden dava konusu edilmeyen fiil hakkında hüküm verilemeyecektir. Mahkemeler iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olarak yargılama yapmak zorundadırlar. Verilecek karar, kim hakkında ve hangi eylemden dolayı dava açılmışsa, o konuyla sınırlı olacaktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2005 gün, 6/63-108 sayılı kararında da hükmün sadece dava açılan sanık hakkında verilebileceği, 21.12.1999 gün, 10/310-320 sayılı, 15.10.1990 gün, 196-230 sayılı, 03.02.1998 gün, 326-7 sayılı kararlarında ise yargılamanın, dava konusu eylem ve kişiyle sınırlı yapılabileceği, fail hakkında, dava konusu yapılmayan bir fiilden dolayı karar verilemeyeceği vurgulanmıştır.
Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2012 tarihli iddianamesinde, sanık …’ın, arkadaşının çalıştığı iş yerine giderek, aynı iş yerinde çalışmakta olan yakınana ait cep telefonunu, masasının üzerindeki çantasından alarak hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği, diğer sanık …’in de bu telefonu 50,00TL. karşılığında, değerinin çok altında, suç eşyası olduğunu bilerek satın aldığı belirtilerek, sanıklara yüklenen fiiller duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça belirlenmiştir. Yargılama sonunda, hırsızlık suçunun faili …’ın beraatine karar verilip, hırsızlık suçundan hakkında açılmış bir dava bulunmayan sanık … yönünden ek iddianame ile dava açılması sağlanmadan, bu sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine hükmolunarak, iddianamede gösterilen ve dava konusu yapılan, “suç eşyasını satın alma” eylemi hırsızlık suçu olarak nitelendirilmiş bulunduğundan, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (…) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 04.12.2013 gün ve 2012/523, 2013/976 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.