Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/23030 E. 2014/19507 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23030
KARAR NO : 2014/19507
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 35/2, 50 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2013 tarihli ve 2013/530 esas, 2013/491 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/05/2014 gün ve 2014/9348/31734 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2014 gün ve 2014/183078 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın park halindeki aracı çalmak maksadıyla, aracın kapısını spatula ile açmak isterken fark edilmesi sebebiyle teşebbüs aşamasında kalan eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmış ise de, suç tarihinin 23/03/2003 olduğu nazara alındığında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491. maddesinde öngörülen müeyyidelerin alt sınırının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1. maddesinde belirtilen cezadan daha az olması karşısında, 765 sayılı Kanun’un sanığın lehine bulunduğu, bu durumda hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca suçun işlendiği 23/03/2003 tarihinden, kararın verildiği 21/11/2013 tarihine kadar 7,5 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu cihetle, kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
….Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 gün ve 2013/530, 2013/491 sayılı kararına karşı sanığın 13.12.2013 tarihli temyiz isteminin, mahkemenin 27.12.2013 gün, aynı sayılı ek kararı ile reddine karar verildiği ve red kararının 08.01.2014 günü sanığa tebliğ edildiği, sanığın, 10.01.2014 tarihinde ek karara karşı temyiz isteminde bulunduğu ve dosyanın Yargıtay’a gönderilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kesinleşmediği belirlenmekle, red kararının kesinleşmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olmakla, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmesi için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.