YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23475
KARAR NO : 2016/4272
KARAR TARİHİ : 09.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Oluşa uygun şekilde katılan …’a ve müşteki …’a yönelik sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında kabul edildiği halde uygulama maddesinin aynı Kanun’un 142/2-e olarak gösterilmesi yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların katılan …’a hırsızlık eylemini kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya üzerinden gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında suç vasfında yanılgı sonucu eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması,
2- Sanık …’ün yargılama evresinde alınan ifadesinde suçta kullanıldığı tespit edilen aracı sanıklar …’a emaneten verdiğini beyan ettiği, sanık … ve …’nin aşamalarda alınan ifadesinde suçta kullanılan aracın sanık …’a ait olduğunu, suç saatleri dışında emaneten aldıklarını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında sanıkların aşamalarda bildirdikleri telefon numaraları ve telefon hattı sağlayan şirketlerden sanıkların kullanmış olduğu telefon hatları tespit edilip suç tarihinde kullanılan telefon hattı üzerinde baz istasyon bilgileri incelenmesi yapılarak dosya içerisinde bulunan suçta kullanılan araca ait GPRS bilgileride gözetilerek , suç tarihinde ve saatinde hırsızlığın yapıldığı olay yeri ile tespit edilen baz istasyon adreslerinin yakınlığı gösterir şekilde gerekmesi halinde krokide gösterilmek suretiyle ayrıntılı bilirkişi raporu alınıp kanıtlar bir bütün olarak değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Katılan …’a ait araçta gerçekleşen hırsızlık eyleminin 27.09.2011 tarihinde saat 18:20 sularında gerçekleştiği, katılan …’a yönelik hırsızlık eyleminin 26.09.2011 tarihinde 11:30 – 12:00 sularında gerçekleştiği, müşteki …’a yönelik hırsızlık eyleminin ise 29.09.2011 tarihinde 18:00-18:30 sularında gerçekleştiği suç tarihleri itibariyle yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 19:00 – 18:58 – 18:55 olduğu, gece vaktinin 20:00 – 19:58 – 19:55 ‘te başladığının anlaşılması karşısında, şüphenin sanıklar lehine yorumlanarak hırsızlık suçunun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması,
4- Sabıkasız olan sanıklar … ve … hakkında katılan …’ın arabasından plakalarının ve bagajda bulunan malların hırsızlık amacıyla alındığı halde ne şekilde bir zarar verdiği tespit edilmediğinin anlaşılamaması karşısında, sanığın hırsızlık yapmak amacıyla katılanın aracında oluşan zararın ne olduğu kesin olarak belirlenerek mala zarar verme suçunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ayrıca sonucuna göre CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, Sanık … müdafi ile Sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.