Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/23555 E. 2016/2678 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23555
KARAR NO : 2016/2678
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230. ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
2)Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan belirlenen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesinin (b) bendinde belirtildiği gibi “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmadığının” irdelenmesi gerekirken “…verilen cezanın miktarı dikkate alınarak şartlarının oluşmaması …” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

3)Katılanın 07/06/2010 günü bağ evi yakınına suç konusu tüfeğinin bırakıldığını beyan etmesi ve çalınan sekiz adet güvercinden bir tanesini suça sürüklenen çocuğun rızaen iade etmiş olması karşısında; katılana kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulduktan sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4)Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken TCK’nın 31/3 maddesi yerine aynı Kanun’un 31/2. maddesinin gösterilmiş olması,
5)5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 14 TL tutarındaki yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.