YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23591
KARAR NO : 2016/3896
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen 02/11/2010 tarihli mahkumiyet hükmünün, sanığın duruşmada bildirdiği bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı ve 17/12/2010 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre tebliğ edildiği, ancak gerek tebligat zarfı üzerinde gerekse dosya kapsamında tebliğ adresinin mernis adresi olduğuna dair bir bilginin bulunmaması nedeniyle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu, yine 13/01/2011 tarihinde aynı Kanun’un 35. maddesine göre tebliğ yapıldığı belirtilen adrese de daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından yapılan bu tebliğ işleminin de geçersiz olduğu, sanığın 24/01/2011 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Olay tarihinde, müştekinin … Şubesinde bulunan hesabına internet bankacılığı yoluyla girilerek hesabından ve kredi kartından sanık …’un …Bankası Kuşadası Şubesinde bulunan hesabına toplam 15.000 TL’nin havale edildiği, ancak … Bankası’nın 14/05/2008 tarihli yazısında belirtildiği üzere EFT işlemi sırasında Şube kodu alanına 3024 …yerine 1123 … yazıldığından söz konusu paranın sanığın hesabına geçmediği, .ve . Bankasının
bildirimine istinaden Bakırköy Şubesinde toplanan 15.000 TL’nin müştekinin hesabına iade edildiği somut olayda;
1- Sanığın yargılama aşamasında alınan beyanında, 2008 yılının Ocak ayında bankaya ait kartlarının da bulunduğu bazı eşyalarını kaybettiğini, bu durumu bankaya bildirdiğini, bu kartları ele geçirenlerin bu suçu işlemiş olabileceklerini beyan etmesi karşısında; öncelikle sanığın belirttiği şekilde banka kartlarının kaybolduğuna ilişkin ilgili bankaya herhangi bir müracaatının bulunup bulunmadığı ve yine suç tarihinde banka kartı üzerinde bulunan bilgilerle dosyaya konu EFT işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği hususları ilgili bankadan sorulup, ayrıca sanığın banka hesabının, olay tarihinden 6 ay öncesi ve 6 ay sonrasına ait hesap hareketlerine ilişkin bilgi ve belgeler de ilgili bankadan getirtilip; yine müştekinin hesabından sanığın hesabına yapılan havalede kullanılan IP numarasının da olay tarihinde kimin kullanımında olduğu internet servis sağlayıcılarından sorularak, bu kişilerin dinlenmesi ve sanıkla olan bağlantısının bulunup bulunmadığı tespit edilerek; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Müştekiye ait Yapı ve Kredi Bankası Çemenzar Şubesi nezdinde bulunan banka hesabından 1.000 TL, kredi kartından da 14.000 TL tutarındaki paranın, internet bankacılığı kullanılarak sanığın hesabına havale edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e maddesinde düzenlenen “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.