YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24902
KARAR NO : 2014/23453
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 31/3. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2007 tarihli ve 2007/3 esas, 2007/251 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemediği anlaşılmakla kamu davasının düşmesine ilişkin anılan Mahkemenin 23/05/2011 tarihli ve 2011/124 esas, 2011/175 sayılı karar aleyhine Yüksek…Bakanlığınca verilen 03/06/2014 gün ve 2014-11197/38127 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2014 gün ve 2014/217677 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme ve sanığın denetim süresi içerisinde, 23/02/2010 tarihinde, …. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2011 tarihli ve 2010/298 esas, 2011/295 sayılı kararına konu hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işlemesi karşısında, sanık hakkındaki hükmün açıklanması yerine, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden, 5271 sayılı Yasa’nın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ile 5395 sayılı Yasa’nın, 5560 sayılı Yasa’nın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır. 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile 5271 sayılı Yasa’nın 231. maddesinde yapılan değişiklikle soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan suçlar nedeniyle verilen mahkumiyet hükümleri yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün bulunmakla birlikte, 5395 sayılı Yasa’nın 23. maddesinin, 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki ilk halinin, üç yıla kadar hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün bulunması, 5271 sayılı Yasa’nın 231. maddesinin 7. fıkrasındaki hükme benzer sınırlayıcı bir hüküm içermemesi, zararın giderilmesi koşulunun çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilmesi nedeniyle daha lehe olması karşısında, suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin yasalaşan ilk hali uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve karma uygulama yapılmadan denetim süresinin de 5 yıl olarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2007 gün ve 2007/3, 2007/251 sayılı kararı yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.