YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25233
KARAR NO : 2016/4314
KARAR TARİHİ : 10.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile müşteki …’a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık hakkında müşteki …’e karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müşteki …’e ait evden kuru sıkı tabanca, şarjör ve mutfak eşyası çalan sanığın, başka bir soruşturma kapsamında yakalandığında kuru sıkı tabancayı kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iadeye onay verip vermediği müşteki …’den sorularak, sonucuna göre TCK’nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.