Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/26406 E. 2014/29684 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/26406
KARAR NO : 2014/29684
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz istemlerinin, çocuklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu, mağdur …’e yönelik hırsızlık suçu ile ilgili olarak suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına karşı herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
I)Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında mala zarar verme suçu kapsamında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan …’e karşı işlenen mala zarar verme suçu ile ilgili kararın hüküm fıkrasında …’nın adının “…” şeklinde yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak görülmüştür.
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağının belirtildiği, hüküm tarihine göre suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktarları ve türleri dikkate alındığında, söz konusu hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II)Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında katılan …’a karşı işledikleri hırsızlık suçu kapsamında kurulan hüküm ile mağdur …’ya karşı işledikleri işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçu kapsamında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5275 sayılı Yasa’nın 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki hükmü dikkate alınmadan, hüküm fıkralarında suça sürüklenen çocukların adli para cezasını ödememeleri halinde, ödenmeyen adlî para cezalarının hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarında yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” ilişkin kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III)Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçu kapsamında kurulan hüküm ile suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında katılan …’a karşı işledikleri iddia edilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları kapsamında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı işlediği iddia edilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları ile ilgili olarak, suça sürüklenen çocuk …’in, yüklenen suçları işlemediğine ilişkin savunmasının aksine, diğer sanık …’nın suç atma biçimindeki anlatımları dışında, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtların nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2-)Suça sürüklenen çocuk …’ın başka bir olay nedeniyle yakalandığında katılan …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçuyla ilgili bilgiler verdiği, suça konu motosikletin bulunduğu yeri gösterip motosikletin hasarlı bir şekilde katılana iade edilmesini sağladığı, suça sürüklenen çocuk …’nın katılan …’a yönelik hırsızlık eylemi ile ilgili olarak kolluk görevlilerine açıklamalar yaptığı, suça konu mermileri ve tabanca şarjörünü sakladığı yeri gösterip bir kısım eşyaların katılan …’a teslim edilmesini sağladığının anlaşılması karşısında; kısmen geri verme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermedikleri hususu katılanlardan sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-)Suça sürüklenen çocuk …’nın katılan …’e karşı işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları ile ilgili olarak, katılanın anlatımlarına göre 07.07.2011 – 27.07.2011 tarihleri aralığında belirlenemeyen bir zaman diliminde suçun işlendiği, suça sürüklenen çocuk …’nın eve gece vakti girdiğini belirtmesine rağmen fiili işlediği sırada saatin kaç olduğu konusunda kendisine herhangi bir soru sorulmadığı gibi katılanın şehir dışında olduğu tarihlerde evi kontrol ettiği söylenen … isimli kişinin bilgisine de başvurulmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e. maddesi uyarınca gece vakti deyiminden güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresinin anlaşılması gerektiği gözetilerek, fiili işlediği sırada saatin kaç olduğu hususunun suça sürüklenen çocuk …’ten sorulması, gerektiğinde … isimli kişi tanık sıfatıyla dinlenip, suçun işlendiği tarihin ve zaman diliminin kesin olarak tespit edilmesi, sonucuna göre çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, eksik incelemeye ve yetersiz gerekçeye dayanılarak … hakkında TCK’nın 116/4 ve 143. maddelerinin uygulanması,
4-)5275 Sayılı Yasanın 106/4.maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki hükmü dikkate alınmadan, … hakkında katılan …’a karşı işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları ile ilgili hüküm fıkralarında suça sürüklenen çocuğun adli para cezasını ödememesi halinde, ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.