Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/27997 E. 2016/10077 K. 26.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/27997
KARAR NO : 2016/10077
KARAR TARİHİ : 26.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılanın aracını uzaktan kumanda ile kilitlemeye çalıştığı sırada sanığın jammer olarak tabir edilen sinyal kesici cihaz ile aracın kilitlenmesini engelleyerek hırsızlık yapmaya çalışırken katılan ve çevredeki şahıslar tarafından yakalanması şeklindeki eylemi suç tarihi itibariyle kilitlenmek sureti ile muhafaza altına alınan eşyayı hırsızlık niteliğinde olup sanık hakkında, TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanması gerektiği halde aynı Kanun’un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Dosya kapsamına göre, sanığın aracın kapısını açtığı sırada katılan ve çevredeki şahıslar tarafından yakalandığı olayda, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek sanığın cezasından 5237 sayılı TCK ‘nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/05/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI GÖRÜŞ :
Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun hırsızlık suçun nitelendirilmesine ilişkin bozma gerekçesine katılmıyorum.
Somut olayda özetle; katılanın, aracının kapılarını uzakta kumanda anahtarı ile kilitlediği sırada, sanığın jammer olarak tabir edilen sinyal kesici cihaz ile aracın kapılarının kilitlenmesini engelleyerek, bu suretle kapıları kilitlenmemiş olan aracın içerisinde hırsızlık yapmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılmasına göre; sanığın suça konu aracın kapı kilitlerini taklit bir anahtarla ya da diğer bir aletle açması sözkonusu olmayıp, aksine aracın kapılarının kilitlenmesini engellemesi sözkonusu olduğundan, suç tarihi itibariyle TCK’nın 142/2-d maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı; ayrıca oluş ve dosya içeriğine göre, sonuçta sanığın engellemesi nedeni ile de olsa aracın kapıları kilitlenmediğinden aynı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan 142/1-b maddesindeki, herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşyanın çalınması koşulunun somut olayımızda gerçekleşmediğinden anılan maddede tanımlanan suçun da unsurları itibariyle oluşmadığı, buna göre sanığın kapıları kilitli olmayan park halinde bulunan aracın içerisinden hırsızlığa teşebbüs eyleminin TCK’nın 141/1. maddesinde tanımlana hırsızlık suçunu oluşturduğu halde; sayın çoğunluğun dosya içeriğiyle örtüşmeyen kabul ve yorumuyla eylemin TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkin görüşünün doğru olmadığını düşündüğümden bu yöndeki bozma gerekçesine katılmıyorum.