YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/30522
KARAR NO : 2016/9814
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
a) Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
b)Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
c)Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
İddianamede, her iki mağdura yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle sanığın iki kez cezalandırılması talep edilmesine karşın, hangi mağdura yönelik eylem nedeniyle cezalandırılma yoluna gidildiği, veyahut eylemlerin hangi nedenle tek suç sayıldığı hususları gerekçede denetime olanak sağlayacak şekilde tartışılmadan, bir kez hüküm kurulması suretiyle karışıklığa neden olunması,
Kabule göre de;
İddianamede yer aldığı halde, TCK’nın 35. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.