YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/33716
KARAR NO : 2014/28088
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
Konut dokunulmazlığını ihlal etme ve bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 31/3. ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 31/2. ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocukların aynı Kanun’un 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı haklardan yoksun bırakılmalarına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 13/05/2013 tarihli ve 2011/386 esas, 2013/298 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/06/2014 gün ve 2013/10977/37862 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2014 gün ve 2014/218247 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre:
1- Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurup, 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 Sayılı Kanun’un 31. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman doktor raporu alınıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca sosyal inceleme raporuyla yetinilerek karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işledikleri sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 Sayılı TCK’nın 31. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman doktordan rapor aldırılmaması ve TCK.nun 53.maddesinin 4.fıkrasına aykırı olarak, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan her iki sanık hakkında aynı maddenin 1.fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (…) 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.05.2013 gün ve 2011/386, 2013/298 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.