Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/35890 E. 2016/17256 K. 19.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/35890
KARAR NO : 2016/17256
KARAR TARİHİ : 19.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 saylı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerine bırakılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında 18.03.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanması geri bırakılması kararının 12.04.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içinde işlediği uzlaşmaya tabi olan kasten yaralama suçundan dolayı aldığı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verildiği, ancak kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin dosya içinde mevcut gerekçeli karardan uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı nazara alınarak bu mahkumiyet kararına ilişkin Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/177 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, uzlaştırma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının tespiti ve uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığının belirlenmesi halinde bu karara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup sonucuna göre açıklanması geri bırakılan kararın açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca ilk şekliyle aynen açıklanması gerekirken, sanık hakkında kurulan hükümde ilk hükümden farklı olarak 5237 sayılı TCK’nın 143/1. ve 168/2. maddeleri uygulandıktan sonra aynı Kanun’un 50. maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle hükmün değiştirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 19/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.