YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/36108
KARAR NO : 2015/3161
KARAR TARİHİ : 18.02.2015
Tebliğname No : KYB – 2014/375640
Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından sanık İ.. A..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 35/2, 116/2, 151/1, 62/1. (üç kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ÇANAKKALE 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2010 tarihli ve 2009/499 esas, 2010/226 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/11/2014 gün ve 2014/19750/67166 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 gün ve 2014/375640 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- Sanığın kovuşturma aşamasında savunmasının alınması için adreslerinde bulunamaması sebebiyle yakalama kararı çıkartıldığı, yakalama kararma istinaden Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2010 tarihli ve 2010/27 değişik iş sayılı kararıyla savunmasının alındığında duruşmadan vareste tutulmak isteyip, istemediğinin sorulmamasında,
2- İddia makamının esas hakkındaki mütalaasını sunduğu 28/04/2010 tarihli 3. celsede, Ankara 1. nolu L tipi Kapalı Ceza Kurumunda tutuklu bulunan, sanığa son savunması için talimat yazılması gerekirken, alınmayarak savunma hakkının kısıtlanmasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hüküm tarihinde Ankara 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu anlaşılan sanığın, savunması alınırken, duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadığı halde, CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak yokluğunda hükümlülüğüne karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle kanun yararına bozma istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, (ÇANAKKALE) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.04.2010 gün ve 2009/499, 2010/226 sayılı kararın, 5271 sayılı ./..
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.