YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/36897
KARAR NO : 2016/14458
KARAR TARİHİ : 31.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hakkındaki hırsızlık suçundan hükmün açıklanması geri bırakılan suça sürüklenen çocuğun, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde, yasal zorunluluklar dışında, mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir.
Somut olayda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 143, 35, 31/3 maddeleri ile uygulama yapıldıktan sonra hırsızlık suçundan denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca ilk şekliyle aynen açıklanması gerekirken ve hüküm
fıkrasında ”açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık” suçunun oluştuğu belirtildiği halde aynı Kanun’un 142/1-b, 143, 35, 62 maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
07.12.2010 tarihli olay yeri inceleme raporunda bulunan ” …aracın camları ve kapılarında her hangi bir zorlamanın olmadığı…” yönündeki tespit de dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun teşebbüs aşamasında kalan eyleminden önce suça konu aracın kilitli olup olmadığı mağdurdan sorularak sonucuna göre, kilitli olması halinde suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 35/1-2 maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağı, kilitli olmaması durumunda ise aynı Kanun’un 141/1, 35/1-2 maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.