Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/4077 E. 2015/12976 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4077
KARAR NO : 2015/12976
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/153181
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2012/989 (E) ve 2012/2020 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafii olduğunu beyan ederek yargılamanın ilk duruşmasına katılan ve aynı zamanda soruşturma aşamasında sanıklara müdafii olarak atanan celse arasında vekaletnameyi ibraz edeceğini beyan eden Av. A. C.’a vekaletnamesini sunması için mahkemece süre verildiği, ancak sonraki celseye katılmayan Av. A. C.’un vekaletname de ibraz etmediği belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık Ş.. T.. ve İ.. T.. hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Sanıklar Şaban ve İsa’nın mahkemece sorgularının yapıldığı 15/11/2012 tarihli duruşmada, mağdurların zararlarını gidereceklerini beyan ettikleri, mahkemece sanıklara süre verildiği ayrıca belirtilmemiş ise de, duruşmanın 13/12/2012 tarihine bırakıldığı, bu duruşmaya kadar da sanıkların zararı gidermedikleri gibi sanık İsa’nın mağdurların zararını gidermediklerini ancak durumu müsait olduğunda gidermeye çalışacağını beyan etmesi karşısında tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık E.. B.. ve H.. D.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre sanıklar E.. B.. ve H.. D..’ın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar Enis ve Hasan’ın eylem ve irade birliği içerisinde diğer sanıklar ile birlikte atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi uyarınca sanıkların da asli fail olduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 39. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan T.. Y.. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.