Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/4615 E. 2014/7041 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4615
KARAR NO : 2014/7041
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi.
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
15/05/2006 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 18/10/2006 tarihinde kesinleşmesinden sonra 25/03/2007 tarihinde yeni suç işlendiği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği belirlenerek;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b,151/1,31/3, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin yararına olması ve suçun işlendiği 21.12.2004 gününden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e,66/2,67/4. maddelerinde öngörülen
7 yıl 12 aylık süre ile (5 ay 7 günlük durma süresi de çıkartılarak); suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 206. ve 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin yararına olması ve suç tarihi olan 21.12.2004 günü ile inceleme tarihi arasında, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CYUY.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hakkında açılan kamu davalarının isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.