Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/8012 E. 2014/8234 K. 26.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8012
KARAR NO : 2014/8234
KARAR TARİHİ : 26.03.2014

Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/1-b ve 51/3. maddelerine göre sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine ve iki yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair .. … 31. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin) 24/05/2006 tarihli ve 2006/244 esas, 2006/443 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, eylemin usulsüz elektrik kullanımı olduğundan bahisle hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 01/07/2009 tarihli ve 2006/244 esas, 2006/443 sayılı kararına yönelik hükümlü vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair (…) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2010 tarihli ve 2010/1241 değişik iş sayılı karar aleyhine … … Bakanlığınca verilen 08.01.2014 gün ve 2013/552/1586 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2014 gün ve 2014/23581 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; hükümden sonra 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun elektrik hırsızlığını düzenleyen 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılarak, 83. maddesi ile de Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesine; “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklinde 3. fıkra eklenmiş, aynı Kanunun 84. maddesiyle de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden çıkarılarak, maddeye “Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz” şeklindeki beşinci fıkra eklenmiştir. 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi ile de “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal
Gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” hükmü karşısında; dava konusu suçun unsurları ve yaptırımlarının farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olması göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca uyarlama yapılması durumunda, eylemin değerlendirilmesinin olanaklı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
… Genel Müdürlüğünün 25/07/2006 tarihli B.02.2.TED.1.14.00.10/Ö2401 – 010664 sayılı yazısında, olaya ilişkin tutulan zabıt öncesi 24/05/2006 tarih ve 932 sayılı itiraz üzerine 24/05/2005 tarihli sözleşmeye ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 14/d. maddesine göre eylemin kaçak elektrik kullanımı olmayıp usûlsüz elektrik kullanımı olduğuna yönelik karar alındığına ilişkin belgenin ibrazı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 31 l/l-(e) maddesi anlamında “yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte…” sanık lehine yeni bir durum olduğu gözetilerek yargılamanın yenilenmesi talebinin esastan incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında, yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı öngörülmüş olmakla, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı yasa uyarınca yerel mahkemece değerlendirme yapılması mümkün görülmüş, kanun yararına bozma yasa yolu ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilebileceği belirlenerek yapılan incelemede;
01.08.2005 tarihli kaçak tespit tutanağı ile kuruma kayıtlı olmayan sayaçla elektrik kullandığı belirlenen hükümlü …’in, … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2006 gün ve 2006/244-443 sayılı kararı ile elektrik hırsızlığı suçundan mahkumiyetine karar verilip, hüküm temyiz edilmeden keşinleşmiş, yakınan kurumdan alınan ve eylemin “usulsüz elektrik kullanımı” olarak nitelendirildiği yazı nedeniyle hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulmuştur.
6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi, eylemin 5237 sayılı TCK.’nun 142/1-f maddesi kapsamında kabul edildiği hüküm tarihinde, gerek kaçak gerekse usulsüz kullanımlar, kuruma kayıtlı olmayan sayacın her tür müdahaleye açık ve değiştirilmesinin mümkün olması nedeniyle elektrik enerjisi hırsızlığı kapsamında kabul edilip, yargılama sonunda eylemin sabit olması ya da karşılıksız yararlanma kastının bulunduğunun belirlenmesi halinde, TCK.nun 142/1-f maddesi uyarınca hükümlülük şartının gerçekleştiği gerek yerel mahkemelerce gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarıyla kabul edildiğinden, yakınan kurum tarafından eylemin usulsüz elektrik kullanımı olarak nitelendirilmesi, suçun oluşmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceği gibi bu şekildeki nitelendirme yargılamanın yenilenmesi sebebi de oluşturmadığından, istemin reddine dair karara itiraz üzerine, merciince itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle, (…) 3.Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, 12.11.2010 gün ve 2010/1241 D.İş sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.