YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8363
KARAR NO : 2015/9853
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Kolluk görevlilerince 09.09.2007 tarihinde düzenlenen tutanak ve olay yeri tespit tutanaklarının içeriğine göre yakalanan sanığın suça konu malzemeleri kendi rızası ile sakladığı yerden çıkartarak kolluk kuvvetlerine teslim ettiğinin ve sanığın tüm aşamalarda zararı gidermek istediğini, yakınanın kullandığı aracın kırılan camının zararını da ödemek istediğini, mağdurların da yargılama evresinde alınan beyanlarında zararlarının olmadığını şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında mala zarar verme suçu yönünden müştekinin gerçek zararı tespit ettirilerek bu miktar üzerinden, sanığa tevdi mahalli gösterilip, zararı giderme olanağı sağlandıktan sonra sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin, hırsızlık suçu yönünden ise suça konu eşyaların tamamının sahiplerine iade edilmiş olması karşısında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
2-) Sanığın, mağdurun kilitleyerek park ettiği aracının camını kırarak suça konu malzemeleri çalması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması,
3-) İddianamede sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması talep edilmesi karşısında, anılan maddenin uygulanmama ihtimaline göre ek savunma hakkı tanınmadan, anılan madde uygulanmadan hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
4-) TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.