Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/9850 E. 2015/10596 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9850
KARAR NO : 2015/10596
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/183963
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2011/744 (E) ve 2013/212 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müştekilerin zararı karşılanmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmadığından tebliğnamedeki 1 no’lu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 21.12.2011 tarihli sosyal inceleme raporunda suça sürüklenen çocuğun suçun hukuki sonuçlarının farkında olmadığının belirtilmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun istemi aranmaksızın yasal zorunluluk nedeniyle Baro tarafından görevlendirilen müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilere göre mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c. maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğunun gözetilmemesi,
3- 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” şeklindeki hüküm dikkate alınmadan, toplam 14,00 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 25/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.