YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10886
KARAR NO : 2018/4335
KARAR TARİHİ : 11.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.55 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gecenin saat 05.55’de biteceği, olaya tanıklık eden ve aşamalarda beyanları alınan tanık …’nin kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, olay günü saat 05.30 sıralarında kendi işyerine gelerek yemek hazırlıkları yaptığını, bir müddet sonra saat 06.00’ya doğru mağdurun işyeri önünde sanıkları gördüğünü, 3-4 dakika sonra da büyük bir gürültü duyması üzerine dışarı çıktığında sanıkları, ellerinde televizyon ile gördüğüne dair beyanları ile suç ihbarının saat 06.06 sıralarında yapıldığı hususu bir arada nazara alındığında, tanık …’nin beyanlarından atılı suçların, gece vaktinin sona erme saati olan 05.55’ten önce işlendiğinin kesin olarak anlaşılamaması karşısında; tanık …’nin duruşmaya davet edilerek suç saatine ilişkin olarak ayrıntılı beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık ile işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından aynı Kanun’un 116/2. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,
2- Dosya içerisindeki 15/02/2012 tarihli yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve üst arama tutanağına göre, sanık …’ın olaydan sonra yakalandığında kolluk görevlilerine şifaen suça konu televizyonun temyiz dışı sanık …’nin Buca ilçesindeki ikametinde olduğunu beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerince …’nin evine gidilerek …’den rızaen televizyonun teslim alınarak mağdura iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Mağdurun soruşturmada alınan beyanı ve olay yeri inceleme tutanağına göre, işyeri giriş kapısının sert bir cisimle zorlanarak açıldığı anlaşılmakla birlikte mahkemenin talebi üzerine kolluk görevlilerince mağdurdan sorularak düzenlenen 10/09/2012 tarihli tutanakta, mağdurun işyerinde herhangi bir zararın doğmadığının tespit edilmesi karşısında, mağdurun duruşmaya davet edilerek mala zarar verme suçu yönünden herhangi bir zararının olup olmadığı, işyeri giriş kapısının hasar görüp görmediğinin sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan tekerrüre esas ilamlardan, en ağırı olan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/610 Esas ve 2007/296 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/796 Esas ve 2009/232 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
5- Sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/440 Esas ve 2007/443 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının (nitelikli hırsızlık) tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde sadece sanık … için TCK’nın 58. maddesinin uygulanması yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.