YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10935
KARAR NO : 2015/16226
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/275292
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/55 (E) ve 2013/490 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan doğrudan zarar gören müşteki şirketin “kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme” ve “kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma” hakkının bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11.maddesinin “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” şeklindeki hükmü uyarınca yakınan şirketin vekâletname ile yetkili kıldığı avukatlardan birisine duruşma gününü bildirir davetiyenin gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, davetiye gönderilmeksizin yargılamaya devam
edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan kamu davası ile ilgili kovuşturma sırasında duruşmadan haberdar edilmeyen, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müşteki … Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu belirlenerek ve aynı Kanun’un 237. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, yargılama sırasında, kaçak elektrik miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmemiş olması da dikkate alınarak, suç tarihinde sanığın suça konu yerde kullandığı kaçak elektrik miktarının, dolayısıyla katılan kurumun gerçek zararının yapılacak keşif sonucunda bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespiti ile sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.