YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11592
KARAR NO : 2018/3973
KARAR TARİHİ : 05.04.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
1-Sanığın tüm aşamalarda, iş yerinden hırsızlığın gerçekleştiği ana ilişkin görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını beyan etmesi, Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen raporda, görüntülerdeki kişi ile sanık arasında saç, burun ve alın yapısı ile biçimi yönünden benzerlikler olduğunun, görüntülerdeki kişinin mümkün derecesinde (3.derece) aynı şahıslar olduğunun belirtilmesi karşısında, olay yerini gösteren kamera kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle güvenlik kamera görüntülerinin değerlendirilerek, sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek ve görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin kriminal laboratuvardan veya Adli Tıp Fizik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanağa göre ve CD görüntülerine göre; sanığın hırsızlık suçunu işlerken tanınmamak için yüzünü kapattığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-f maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,
3-5237 sayılı TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç mala zarar verme olup, bu suçun düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.