Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/12446 E. 2017/12451 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12446
KARAR NO : 2017/12451
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında katılan …’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası olduğu ve böylece tayin edilen ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği de dikkate alındığında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin
uygulanmasına engel teşkil etmediği, aynı Yasa’nın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşulu bakımından ise somut olayda sanık tarafından etkin pişmanlık gösterildiğinden giderilmesi gerekli bir zararın bulunmadığı, böylece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a ve c bentlerinde gösterilen nesnel (objektif) koşulların gerçekleştiği gözetilerek; sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken ”cezanın miktarı itibariyle sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Kayden sabıkasız olan sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası olduğu ve böylece tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 51/1. maddesine ve aynı maddenin (a) bendine göre ertelenmesine yasal engel bulunmadığı da dikkate alındığında, ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, ”cezanın miktarı itibariyle sanık hakkında TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.