YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12957
KARAR NO : 2015/16153
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/339804
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2014
NUMARASI : 2011/1528 (E) ve 2014/655 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava
ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu belirlenerek, dosya içinde bulunan bilirkişi raporunda kaçak elektrik tüketim miktarının 333,01 TL olarak hesaplanması dikkate alınarak, sanığın 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden hak kaybına uğramasının önlenmesi bakımından, sanığa makul bir süre tanınarak, “bilirkişi tarafından hesaplanan gerçek zararı giderdiği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğine” yönelik bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğunun gözetilmemesi
2) Kabule göre de;
03/06/2014 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında kayıtsız sayaca müdahale edildiğinin belirtilmiş olması karşısında, karşılıksız yararlanma suçuyla ilgili olarak anılan rapora neden itibar edilmediği denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp
tartışılmadan, yazılı şekilde anılan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi,
3) Dosya içerisindeki 28/09/2010 tarihli Cereyan Kesme Emirnamesi adlı belgeden … seri numaralı kayıtsız sayaçla ilgili işlem yapıldığı ve suç tutanağına konu sayacın seri numarasının da aynı olduğunun anlaşılması karşısında, tutanak düzenleyicilerinin beyanlarına başvurularak 28/09/2010 tarihinde mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mühür bozma suçundan beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.