Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/13021 E. 2015/13591 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13021
KARAR NO : 2015/13591
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

Tebliğname No : 2 – 2015/180939
MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/02/2012
NUMARASI : 2008/356 (E) ve 2012/138 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, iftira

Dosya incelenerek gereği düşünüldü :
I- Sanık S.. G.. hakkında iftira ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı Kanun maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için hükmün incelenmeksizin mahalline GÖNDERİLMESİNE,
II- Sanıklar H.. G.., S.. O.. ve S.. G.. hakkında hırsızlık suçundan; sanıklar H.. G.. ve S.. O.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan; sanık H.. G.. hakkında iftira suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar H.. G.. ve S.. O..’nın konut dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında, adı geçen sanıklara verilen cezada TCK’nın 119/1-c maddesiyle arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Sanık H.. G..’in suç tarihinde aynı apartmanda oturan iki farklı mağdura karşı işlediği iddia olunan iki ayrı hırsızlık suçundan dolayı yakalandığında her bir soruşturma için ifade verirken hırsızlık suçundan hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini K.. G.. olarak tanıttığı, daha sonra parmak izinden yapılan incelemede gerçek kimliğinin tespit edilmesi üzerine, her bir soruşturma için ayrı ayrı iddianame düzenlendiği ve her iki iddianamede de adı geçen sanığın iftira suçundan cezalandırılmasının talep edildiği anlaşıldığından; sanığın iftira suçundan sanık olduğu Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/266 Esas sayılı dava dosyası incelenip adı geçen sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediği ve buna göre hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık H.. G..’in, gerçek kimliğinin kolluk tarafından parmak izi incelemesi yapılarak tespit edildiğinin iddia ve kabul olunmasına rağmen, bu konuda araştırma yapılmadan adı geçen sanık hakkında TCK’nın 269/1. maddesinin uygulanması,
4- Sanık H.. G..’in gerçek kimliğinin parmak izi incelemesiyle değil etkin pişmanlık sonucunda ortaya çıktığı kabul edilse bile, adı geçen sanığın sorgusundan sonra Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde gerçek kimliğini açıklaması nedeniyle etkin pişmanlık indiriminin TCK’nın 269/2. maddesiyle yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Sanık H.. G..’e TCK’nın 267/1. maddesi uygulanarak bir yıl hapis cezası verilip daha sonra TCK’nın 269/1 maddesiyle 4/5 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucunda hapis cezasının 2 ay 12 gün yerine 2 ay 6 gün olarak belirlenmesi,
6- Mağdur K.. G..’e ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçunu işleyen sanık H.. G.. hakkında uygulama maddesinin TCK’nın 268/1. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 267/1. maddesi yerine, doğrudan TCK’nın 267/1. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
7- Gerekçeli karar başlığına iftira suçundan zarar gören mağdur K.. G..’in adı yazılmayarak CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
8- Sanıkların sadece sarfına neden olduğu yargılama giderlerden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden tüm yargılama giderlerinden diğer sanıklarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmek suretiyle CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

9- Sanık H.. G..’in adli sicil kaydında yer alan Nazilli Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/10/2002 tarihli, 2000/884 E. ve 2000/855 K. sayılı ve Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/11/2002 tarihli, 2000/727 E. ve 2002/886 K. sayılı kararları mahkemesinden getirtilip tekerrüre esas olup olmadığı değerlendirilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.