Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/13086 E. 2015/13518 K. 30.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13086
KARAR NO : 2015/13518
KARAR TARİHİ : 30.06.2015

Tebliğname No : 2 – 2015/109230
MAHKEMESİ : Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/06/2011
NUMARASI : 2009/534 (E) ve 2011/417 (K)
SUÇ : Hırsızlık, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 267/1-2. maddesine uyan başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçunun suç tarihi itibari ile karşılığı olan ve sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 285/1-2 maddesindeki iftira suçunun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa’nın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın sanığın eylemine uyan 267/1-2, 66/1-d, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı süresi bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 29/03/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın gündüz vakti, yakınana ait panelvan kamyonetinin orijinal olmadığına dair dosyada delil bulunmayan ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre muhkem olduğu kabul edilen kilidine zarar vererek hırsızlığa teşebbüs ettiği sırada yakalanması şeklindeki eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 61, 522 ve 81. maddelerindeki suça uyduğu ve yine eylemin 5237 sayılı TCK’da ise 142/1-b, 35 maddesindeki suça uyduğu ve bu suçların gerektirdiği zamanaşımı sürelerinin de dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Suçun vasıflandırılmasında hataya düşülüp sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 492/1. maddesindeki suça uyduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması uygulamanın açıkça sanığın lehine olması nedeniyle karşı temyiz olmadığından, hüküm kurulurken 765 sayılı Yasa’nın 29/5. maddesindeki sıralamaya aykırı olarak tekerrür hükümlerine ilişkin maddenin, takdiri indirim uygulanmasına ilişkin maddeden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Yasa’nın 29. maddesine aykırı davranılması sonuç ceza değişmediğinden ve yine takdiri indirim nedenlerinin uygulanması sırasında uygulanması kabul edilen 765 sayılı Yasa’nın 59. maddesi yerine 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmesi nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 30/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.