Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/13139 E. 2018/4216 K. 10.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13139
KARAR NO : 2018/4216
KARAR TARİHİ : 10.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Üst Cumhuriyet savcısının sadece konut dokunulmazlığını ihlal suçunu temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını bozma suçundan eylemine uyan TCK’nın 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 4 yıllık kesintisiz dava zamanaşımı süresinin, mahkumiyet kararının verildiği 31/03/2014 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanun’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b- Suça sürüklenen çocuğun, katılanın ikametinin giriş kapısının önündeki kilimin altına bıraktığı anahtarı bularak ikamete girip suça konu eşyaları çalması biçimindeki eyleminin, TCK’nın 142/2-d maddesinde tanımlanan “haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle” hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince hüküm kurulması,
c- Suça sürüklenen çocuğun, gelen ihbar sonucu polis ekipleri tarafından yakalanması üzerine çaldıkları paraların bir kısmını çaldığı yeri de söylemek suretiyle, henüz yasal müracaatı bulunmayan katılana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; yargılama yapılırken kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı şikayetçiden sorulup sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu açısından TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.