YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13803
KARAR NO : 2015/16442
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/297422
MAHKEMESİ : Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/04/2014
NUMARASI : 2013/387 (E) ve 2014/467 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müşteki kurum vekilinin 22/04/2014 tarihli duruşmada sanık hakkında şikayetçi olduğunu belirtmesine rağmen, CMK’nın 238/2 maddesine aykırı olarak, müşteki kurum vekiline davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de vekili ile kararı temyiz ederek katılma iradesini açıkça ortaya koyan müşteki kurumun CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca katılan olarak duruşmaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine uygun mahkemenin kabul ve değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlardan dolayı anılan Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kovuşturma sırasında ya da hüküm verildikten sonra zararın tamamen tazmin edilmesi halinde etkin pişmanlık nedeniyle CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekte ise de, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçlar yönünden, TCK’nın 168. maddesinin aynı kanun ile eklenen 5. fıkrasında, zararın soruşturma tamamlanmadan giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağının öngörülmesi karşısında, sanığın soruşturma tamamlanmadan ödeme yaptığı kabul edilmekle, kurum zararının soruşturma tamamlanmadan giderilmemesinin CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu olarak kabul edilmesi ve zararın giderilmesiyle kovuşturma koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, kararın 6352 sayılı Kanun’un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara özgü sisteme kaydına ilişkin işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.