Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/1425 E. 2018/1182 K. 13.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1425
KARAR NO : 2018/1182
KARAR TARİHİ : 13.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün fıkrasında, TCK’nın 168/2. yerine 168/1. maddesi olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin iş yerinden 50 TL paranın çalındığı olayda, sanık yakalandığında üzerindeki paraların müştekinin iş yerinden aldığı paralar olduğunu söyleyerek kendi rızası ile 42.00 TL parayı polise teslim ettiği ve bu paraların emanete alınması karşısında; öncelikle kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek, kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı müştekiden sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması,
2-TCK’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilerek, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar alması halinde ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüde düşük değerlerin esas alınması suretiyle, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği dikkate alınarak, dosyamızda sanığın iş yerinden 50 TL para çalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.