Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/14368 E. 2015/18064 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14368
KARAR NO : 2015/18064
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 8 – 2014/327564
MAHKEMESİ : Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/07/2014
NUMARASI : 2014/112 (E) ve 2014/451 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/01/2007 tarih ve 2007/3-9 Esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen hükmün temyiz süresinin sanık yönünden kararın tefhim tarihinden, sanık müdafii yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek sanık açısından yanılgıya sebebiyet verildiğinden; 11/07/2014 tarihinde tefhim edilen kararı, (kendisine 11/08/2014 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine) yasal bir haftalık süreden sonra 18/08/2014 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
02/07/2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu dikkate alınarak, katılan kurum tarafından kaçak kullanım bedelinin 5.249,30 TL olarak bildirildiği halde, sanık hakkında birleşen dosyada (2009/1472 sayılı) yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda kurumun gerçek zararının, vergisiz ve cezasız olarak normal tarifeye göre toplam 789,33 TL olarak hesaplandığının anlaşılması karşısında, sanığa “şikayetçi kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan zararlarını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.