YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14421
KARAR NO : 2015/18113
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/305734
MAHKEMESİ : Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2014
NUMARASI : 2014/115 (E) ve 2014/508 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın aşamalarda alınan beyanlarında suç tutanağında belirtilen konutu kiraladığını ve elektrik aboneliğini de üzerine aldığını ancak söz konusu evde oturmadığını, Ankara’ da ikamet ettiğini ancak suça konu sayaç üzerindeki aboneliği sonlandırmadığını savunduğu, sanığın belirtilen konutta oturup oturmadığına ilişkin düzenlenen 20.05.2014 tarihli tutanakta sanığın çevrede tanınmadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanıktan suç tutanağında belirtilen daireyi kimden kiraladığı sorularak, ev sahibinin tanık sıfatıyla dinlenip suç tarihinde söz konusu daireyi sanığa kiralayıp kiralamadığı , sanığın söz konusu dairede fiili olarak oturup oturmadığı sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
2- 13.01.2014 tarihli iddianame ile sanık hakkında yalnızca 17/05/2013 tarihinde düzenlenen tutanağa ilişkin dava açıldığı, katılan kurumun 17/06/2013 tarihli dilekçesinde yer alan 13/02/2013- 14/03/2013 ve 27/04/2013 tarihli diğer kaçak elektrik tespit tutanakları hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu gözetildiğinde iddianamede yer almayan tarihlerdeki eylemler hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılarak açılmadığının anlaşılması halinde suç duyurusunda bulunulup, kamu davası açıldığı taktirde dosyalar birleştirilerek, TCK’nın 43. maddesi değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, açılması halinde ise sanık hakkındaki kaçak elektrik tutanakları ile ilgili olarak açılan dava dosyalarının ilgili yerlerden getirtilip incelenerek zapta geçirilmesi, her bir dosyanın suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre dikkate alındığında sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı biçimde beraat kararı verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşumu için, suça konu sayacın suç tarihinden önce mühürlendiğine dair mühürleme tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği gözetilerek, dosyada bulunan kaçak tespit tutanağı öncesinde düzenlenen 27.04.2013, 14.03.2013, 13.02.2013 tarihli kaçak tespit tutanaklarında sayacın mühürleme pensi numarası da belirtilerek mühürlendiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında mühür bozma suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden özel şirketin mühürleme yetkisinin bulunmadığı ve yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı şeklindeki gerekçeyle mühür bozma suçundan dolayı beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.