Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/1447 E. 2018/340 K. 25.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1447
KARAR NO : 2018/340
KARAR TARİHİ : 25.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık , mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, “1 yıl 9 ay 20 gün” yerine hesap hatası sonucu “1 yıl 9 ay 10 gün” hapis cezasına hükmolunarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
2) Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
3) Şikayetçinin kolluktaki ifadesinde, minibüsün sol ön kapı kelebek camının fitilinin sökülerek minibüsün içinden 25-30 TL bozuk paranın alındığını belirtmesi karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK’nın 145. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
4)Sanık hakkında mala zarar verme suçundan sanık müdafiinin 11/10/2013 tarihli oturumdaki “sanık hakkında lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına” ilişkin istemi, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, mükerrir sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 25/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.