YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14699
KARAR NO : 2015/18413
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/310180
MAHKEMESİ : Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2014
NUMARASI : 2012/48 (E) ve 2014/378 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekili Avukat Ş. G.’in 19.08.2010 havale tarihli dilekçesi ile sanığın otel işletmesinde kullandığı sayacın bakanlık mühürlerinde oynama olduğu gerekçesiyle kaçak elektrik kullandığı ve mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla şikâyette bulunduğu, şikâyet dilekçesi ekinde 05.08.2010 tarihli kaçak tespit tutanağı ve sayaç ve ölçü trafoları değiştirme protokolü ile 04.08.2010 tarihli sayaç ve devreleri kontrol föyünü ibraz ettiği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/8447 soruşturma sayılı dosyasında sanığın savunmasının alınmasının ardından savcılık makamınca görevlendirilen bilirkişinin düzenlediği 20.05.2010 tarihli raporda sanığın tüketiminin normal olduğunun belirtilmesi üzerine sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan 22.04.2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, katılan vekilinin bu karara yaptığı itirazın Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2011 tarih ve 2011/1844 D. İş sayılı kararı ile reddedildiği, katılan vekili Avukat T. E.’in 15.12.2011 tarihinde daha önceki şikâyet dilekçesi ekinde sunulan belgelerle tekrar başvuru yaptığı, savcılık makamınca yeni delil toplanmaksızın 03.02.2012 tarihli iddianame ile elektrik hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kamu davası açıldığı, 5271 sayılı CMK’nın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 173/6 maddesine göre Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip bu karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine yeni delil ortaya çıkması nedeniyle kamu davası açılmasının itiraz üzerine karar veren ağır ceza mahkemesinin kararına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/6 maddesi uyarınca bu hususta sulh ceza hakimliğinden karar alınmadan yargılamaya devam edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.