YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15979
KARAR NO : 2015/18174
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
Tebliğname No : 13 – 2014/87998
MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2012/391 (E) ve 2014/32 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı ve lehe olması nedeniyle uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddelerinde tanımlanan, mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e, 66/1 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği 06/10/2002 ve 20/10/2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılan A.. A..’nın işyerine gündüz vakti arkadaşı ile birlikte girerek eşyaları çuvallara doldurduktan sonra orada bıraktıkları, saat 23.00-24.00 sıralarında tekrar gelip bu eşyaları almakla hırsızlık suçunu tamamladıkları, böylece eylemin gece sayılan saat diliminde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi” nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK’nın 66/1-d, ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 22 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşme düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın katılan A.. A..ya karşı işlediği hırsızlık suçunu gece sayılan zaman diliminde (23.00-24.00 sıralarında) temyiz dışı sanık S. E. ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCK’nın 143. maddesi, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan cezanın ise 116/4, 119/1-c maddesi ile, yine katılan R.. B..’na karşı işlediği işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu temyiz dışı sanıklar M. Ç., S. E., O. Ç. ile birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında hükmolunan cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.