Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16160 E. 2015/17761 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16160
KARAR NO : 2015/17761
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 02/03/2012 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 16/04/2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar …., … ve …. hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık ….’ün yokluğunda verilen hükmün, 16/04/2012 tarihinde “aynı konutta ehil kardeşi …. imzasına” tebliğ edildiğinin belirtildiği ancak Uyap üzerinden alınan nüfus kaydından ….’ün tebliğ tarihi itibariyle 14 yaşında olması nedeniyle tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine verdiği 08/08/2012 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu sanık ….’in 02/04/2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü 07/04/2015 tarihinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde değişiklikler yapan 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki yasal düzenlemelere göre 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı Kanun’un 142/1-b ve 116/1 maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı gözetilerek; mağdurun alınan beyanlarına ve 12/05/2011 tarihli olay yeri
basit krokisine göre, mağdurun suça konu hayvanlarını barındırdığı yerin, etrafı bahçe duvarı ile çevrili konutunun avlusu içerisinde olduğu ve bu haliyle konut eklentisi
niteliğinde olup, hayvanların muhafaza edildiği ayrı bir barınak özelliği taşımadığı anlaşılmakla sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/2-g maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın 6. maddesinin (e) bendinde gece vaktinin, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman dilimi olarak tanımlandığı, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay günü saat 23.00 sıralarında ahırının kapsını kilitleyerek evine gittiğini, sabah saat 05.00 sıralarında ahırına geldiğinde hayvanlarının çalınmış olduğunu gördüğünü beyan ettiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 28/03/2011 tarihinde başlayan yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 04.52 olduğu, gece vaktinin 03.52’de sona erdiğinin anlaşılması karşısında, ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereğince suçun gündüz işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun’un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması,
3- Sanıklar hakkında etkin pişmanlık nedeniyle indirim uygulanırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 168/2 maddesi yerine 268/2 olarak gösterilmesi,
4- İddianamede sanık …. hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması talep edildiği halde bu maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
5- Sanık …..’nin “07/09/1992” olan doğum tarihinin, gerekçeli karar başlığında “07/09/1995” olarak yazılması,
6- Mahkeme masrafı olarak yapılan 21.00 TL yargılama giderinin sanık sayısına eşit bölündüğünde 6183 sayılı Kanunun 106/1. maddesinde belirlenen 20.00 TL.’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesi gereğince Devlet Hazinesine yükletilmesi yerine sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ….., …. ve eşi ile sanık ….. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …..’e sirayetine, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.