YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16196
KARAR NO : 2015/15653
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/178393
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık M.. B..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4, 151/1, 52. (iki defa) maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 7,300,00 Türk lirası adli para ve 2,400,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair KEMALPAŞA Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2011 tarihli ve 2009/1039 esas, 2011/430 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/05/2015 gün ve 2015/9510/30172 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2015 gün ve 2015/178393 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/06/2014 tarihli ve 2013/4005 esas, 2014/16365 sayılı ilamında da belirtildiği üzere;
1-Sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmediği ve dosya kapsamında mahkumiyete esas alman, sanıkların içinde oldukları … plakalı aracın suçun işlendiği … Beldesinde görüldüğüne ilişkin tanık beyanları dışında, sanığın savunmasının aksini ispatlayacak, mahkumiyete yeter şekilde şüpheden arındırılmış kesin deliller elde edilmemesine karşın; şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
2-Sanık hakkında, hırsızlık suçunda, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesinde,
3-Sanığın birden fazla kişi ile yakınanın işyerinde hırsızlık suçunu gerçekleştirdiği olayda, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 1 nolu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nun 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, bu yolla kanunların aynı şekilde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir.
Olayla ilgili tüm kanıtlar toplanıp değerlendirildikten sonra verilen kararlarla ilgili olarak, kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından ve 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.’nun 325.maddesi uyarınca, bozmanın, hükmü temyiz etmeyen sanığa sirayet ettirilip ettirilmeyeceği hakkında ceza dairesince bozmanın niteliğine göre karar verilebileceği gibi böyle bir karar verilmemesi halinde, yerel mahkemece bozmanın sirayeti gerektirip gerektirmediği değerlendirilerek, bu konuda karar verilmesi mümkün olmakla, yerinde görülmeyen 1 nolu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- 3 nolu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;
Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan cezada, TCK’nun 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle 3 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (KEMALPAŞA) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29.03.2011 gün ve 2009/1039, 2011/430 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
3- 2 nolu kanun yararına bozma istemine gelince;
TCK’nun 53. maddesinin 1.fıkra a, b, c, d, e bentlerindeki hak yoksunluklarının hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde öngörülen hak yoksunluğunun ise aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece kendi altsoyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeyip, c bendindeki hak yoksunluğunun ayrım yapılmadan koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KEMALPAŞA) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 29.03.2011 gün ve 2009/1039, 2011/430 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK.nun 53/1. maddesinin a,b,c,d,e bentlerinde sayılan haklardan, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar c bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihlerine kadar uygulanmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.