Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16305 E. 2018/4072 K. 09.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16305
KARAR NO : 2018/4072
KARAR TARİHİ : 09.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
17.01.2012 tarihinde saat 03.10 sıralarında, devriye görevi yapan kolluk görevlilerince, aracında suça konu toplam uzunluğu 135 metre olup kesilmiş-parçalara ayrılmış vaziyette olan ve üzerinde tedaş ibaresi bulunan elektrik kablosu ve özel yapım demir kesme makası ile birlikte yakalanan sanık, her ne kadar aşamalarda açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği Yılmaz isimli şahsın aracılığıyla tanıştığı … isimli şahıstan suça konu kabloları satın aldığını beyanla suçlamayı kabul etmese de; dosya içerisindeki 19.01.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre suça konu kabloların sanığın aracında ele geçen demir kesme makası ile kesildiğinin anlaşılması ve sanığın anılan kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerini bildirememesi karşısında, mahkemenin sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 2 no’lu bozma düşüncesine ve suç tarihinin 17.01.2012 olması ve tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin ise 23.02.2009 olması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinden itibaren bile 3 yıl geçmeden atılı suç işlendiğinden, tekerrüre esas alınan ilamın infaz bilgilerine gerek olmaksızın sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği gözetildiğinde mahkemenin tekerrür uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki 1 no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve hüküm tarihinekadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 09/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.